MEZUN OLUYORLAR, YA SONRA???

January 29, 2017

 

Bugünün üniversite öğrencilerinin bir kısmı yarın bizlerin yerini alacak! Evet evet, çok değil, bundan muhtemelen 10-12 yıl sonra şu an üstlendiğiniz sorumluluk, şu anda üniversite kampüslerinde dersler, hocalar, vizeler, finaller peşinde, ordan oraya koşturan bir öğrenci tarafından yürütülecek! Korkmayın sakın! Hayat böyle akıyor. Düşünsenize, siz de bundan 10-15 yıl önce oralardaydınız zaten..Bundan 10 yıl sonra da muhtemelen farklı bir yerlerde olacaksınız....

 

Şimdi sizden birazcık bu dönemlerinize gidip, bugün mezun olacak arkadaşlar için kendi deneyimlerinizden çıkarak biraz yönlendirme, biraz destek isteyeceğim, çünkü onların size ihtiyaçları var!

 

En son ne zaman bir üniversite öğrencisi ile konuşarak onların sorunlarını, ihtiyaçlarını, kaygılarını dinleme fırsatı buldunuz bilmiyorum, ama inanın hepsinin sizin desteğinize fazlasıyla ihtiyacı var! Ben İnsan Kaynakları mesleğim gereği bunu zaten iş görüşmelerinde yapıyordum, ancak özellikle son zamanlarda öğrencilere biraz daha yakın olabilmek, onları daha iyi anlamak, hem kendi deneyimlerimden, hem de çevremdeki arkadaşlarımdan deneyimlerinden yola çıkarak onların kariyer yolculuklarına destek olmak adına biraz daha fazla çaba harcıyorum. Mezunu olduğum Boğaziçi Üniversitesi, Mezunlar Derneği BUMED aracılığı ile 3 ve 4. Sınıf öğrencilerine gönüllü Mentorluk yapıyorum. Mentorluk her 2 tarafı da ciddi anlamda besleyen bir deneyim, hele ki pırıl pırıl üniversite öğrencileri ile olunca.

 

Sizlere gerek kendi mentee’lerim, gerekse onların arkadaşları ile yaptığım sohbetlerden bazı bilgileri paylaşacağım. Amacım biraz farkındalık yaratmak ve yakın zamanda mezun olacak öğrencilere destek olmak adına neler yapabileceğimize birlikte bir bakmak.

 

Sizden ricam bu yazının altına onlara destek olabileceğini düşündüğünüz her türlü yorumu ve olası linkleri, bilgileri paylaşmanız. Yazının da daha fazla kişiye ulaşması adına paylaşabilirseniz ÇOK mutlu olurum. Dedim ya: SİZE İHTİYAÇLARI VAR!

 

Konuştuğum ve aldığım bilgileri 6 maddede toparlamaya çalıştım:

 

1. Staj yeri bulamıyorlar!

 

Öncelikle ilk sıkıntı 2. sınıf itibarı ile başlayan, son yıllarda ise daha da artan staj yeri bulma sıkıntısı. Biz işverenler yeni mezun alımları yaparken, mutlaka üniversite zamanında stajları veya dönemsel iş deneyimleri olan mezunları tercih ediyoruz. Bu noktada ise öğrencilerin maalesef en zorlandığı konu staj yeri bulmak! Bugün nerdeyse stajyerin bile deneyimlisini ve haftada en az 3-4 gün gelebilenini arayan bizler, bu konuda pek de onlara yardımcı sayılmayız öyle değil mi? Öğrencilerin gerçekten hem deneyim kazanmak, hem biraz şirket ortamı görmek, hem de ne istediklerini az da olsa keşfedebilmek ve sonrasında iş bulabilmek için bu stajlara çok ihtiyaçları var. Dolayısı ile bu dönemde stajyer alım kriterlerimizde belki biraz esneyebiliriz diye düşünüyorum.

 

 

2. Kariyerlerinde hangi alana yönleneceklerine karar veremiyorlar!

 

 Burada 3 önemli sebep gündeme geliyor.

  • Kısıtlı staj imkanları olması sebebi ile iş alanlarını ve sektörleri yeterince detaylı tanıyamıyorlar.

  • Okudukları bölümü çok bilinçli seçmedikleri için, mezun olduklarında ne yapmak istediklerini netleştirememiş oluyorlar.

  • Akademik eğitimler ile sektörde yer alan pozisyonlar hiçbir zaman 1-1 örtüşmüyor, bu sebeple eğitim alanlarına uygun olabilecek iş alanlarını tam olarak bilemiyorlar.

 

Belki staj dönemlerinde onlarla kısa 1-1 ler yaparak veya bir öğlen yemeği sohbetinde biraz yardımcı olabiliriz... Yine ofislerimizde düzenleyebileceğimiz "öğrenci networking günleri" vb çalışmalarla, mezun olacak öğrencileri ofislerimizde misafir ederek, onlarla sohbetler gerçekleştirip fikir verebiliriz.

 

 

3. "Yüksek Lisans mı yapsam, işe mi başlasam, yoksa önce biraz çalışıp sonra Yüksek Lisans'a mı başvursam" şeklinde bir kararsızlık yaşıyorlar.

 

Bu da yine önemli bir kararsızlık konusu. Mezun olacak öğrenciler bir yandan hemen işe girme telaşındalar, bir yanda da bir Yüksek Lisans programına dahil olarak, gerek bilgilerini arttırıp uzmanlaşmak, gerekse kendilerini diğer mezunlardan ayrıştırabilecek bir fark daha yaratmak istiyorlar. Bu noktada bu bu programlara hemen mezun olur olmaz devam etmek bir alternatifken, 1-2 yıl iş deneyimi sonrasında bir programa başlamak da mümkün. Ve yine bu bir kararsızlık konusu. Para kazanmaya ve bir firmada çalışmaya başladığı noktada, eğer yurt dışı planı varsa, 2-3 yıllık bir ara verip bir Yüksek Lisans programına dahil olmak veya iş ile birlikte Türkiye’de yapılabilecek bir master önemli bir karar noktası ve maalesef çok da kolay alınamayan bir karar oluyor bu onlar için. Bu noktada sizler kendi deneyimlerinizi, bu deneyimlerin artı ve eksiklerini bu yazının altına yorum olarak paylaşabilirseniz harika olur. Biraz fikir vermiş olursunuz onlara.

 

 

4. Yurt dışında master yapmak istiyorlar ama nerde yapmalılar, hangi üniversiteye ne koşullarla kabul alabilirler? Bu noktada sağlıklı bilgilere nereden ulaşabilirler tam bilemiyorlar.

 

Evet geldik yurt dışı kararına. Özellikle bugün ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi ortamdaki riskler ile baktıklarında yurt dışı imkanları çok daha cazip geliyor öğrencilere. Ancak burada ülke seçimi, master alanı seçimi, okul seçimi, okulların koşulları, takip edilmesi gereken prosedürel işlemler bir hayli karışık. Erasmus ve Yurt Dışı Yabancı Dil eğitimi konularında danışmanlık hizmetleri fazlası ile varken, bu konudaki yönlendirici siteler bir hayli karışık ve öne çıkan kuvvetli bir kaynak bulmak biraz zor. Bu da okullarla tek tek iletişime geçmeyi ve bu araştırmaya ciddi zaman ve emek vermeyi gerektiriyor. Ama elbette bu önemli bir karar ve bu emeği harcamaya da hazırlar. Sadece biraz yönlendirme başlangıç aşamasında fayda sağlıyor.

Yakın zamanda yurt dışı master deneyimi olan arkadaşlarım varsa ve memnun kaldıkları bir eğitim programını tamamladılar ise, detayları bu yazının altına yorum olarak paylaşabilirlerse çok sevinirim.  

 

5. CV’lerine ne yazacaklarını ve iş görüşmelerinde nasıl fark yaratacaklarını bilmiyorlar.

 

Tabi deneyimler limitli olduğunda CV’ler de bir boş görünüyor gözlerine. Hele Linkedin profili yazmak daha da bir zor onlar için. Benim buradaki tavsiyem staj deneyimlerini, aldıkları sorumlulukları detaylı anlatmaları, aynı zamanda eğitimleri esnasında yaptıkları projeleri, varsa eğer yer aldıkları sosyal sorumluluk projelerini, üniversitede görev aldıkları klupleri ve ilgili klüp çalışmalarını, iş dışında ilgilendikleri hobileri ve varsa bu konudaki başarılarını ekleyebilirler. İyi bir üniversiteden mezun olmak elbette önemli ama maalesef bugün artık bu yeterli değil. Burada hayata bir bütün olarak bakmaları, kendilerini sürekli zenginleştirecek deneyimleri üniversite yıllarından başlayarak edinmek için çaba harcamaları önem kazanıyor. Bir diğer önemli konu da, iş görüşmesine gidecekleri şirketi iyi araştırmaları, neden bu şirkette çalışmak istediklerini düşünmeleri. Eğer iş görüşmelerinde, kendilerine güvenir, yine kendilerini doğru şekilde ifade ederlerse ve enerjilerini doğru yansıtırlarda fark yaratabileceklerine inanıyorum.

Yakın zamanda Coca-Cola İçecek IK Direktörü Rengin Onay’ın bu konuda bir röportajı olmuştu. Röportajdan kısa bir alıntıyı paylaşmak istiyorum. Umarım yeni mezun olacak arkadaşlara yön gösterir...

 

“Harvard’dan, Stanford’dan CV’ler geliyor, okuduğu okulların albenisine o kadar kapılıyorlar ki gençler, ‘beni zaten herkes alır’ diye düşünüyorlar, onlar eskidendi. Ben şimdi not ortalamasına bakmıyorum, kulüplerde görev almış mı, iş tecrübesi için elinden geleni yapmış mı diye bakıyorum” diyor ve şöyle devam ediyor: Ben direkt deneyime bakıyorum. Bir sürü genç arkadaşla birlikteyiz. ‘Master mı yapalım’ diye soruyorlar, ‘hayır yapmayın’ diyorum. Master veya hangi okuldan mezun olduğu artık bizim için önemli değil. Eskisi gibi 5 tane üniversite yok, ben önce deneyime bakıyorum, daha sonra enerjisine, gelmeden önce araştırma yapıp yapmadığına, niye bizimle çalışmak istediği konusunda iyi örnekler verebiliyor mu diye bakıyorum. 

 

6. İş bulamıyorlar!

 

Evet en zoru da bu tabii ki. Mezun olup, direkt olarak çalışma kararı alan veya maddi ihtiyaçlarla direkt işe başlamak zorunda olanların en zorlandığı konu elbette iş bulmak. Yeni mezun alımları bir dönemler özellikle bankalarda, ilaç şirketlerinde, denetim şirketlerinde veya FMCG şirketlerinde çok ciddi rakamlarda yapılırken, bugün bu sayılar git gide düştü. Artık çok daha az sayıda yeni mezun (Management Trainee) alımları gerçekleşiyor. Pek çok firma başlangıç seviyesindeki rollerde de 2-3 yıl deneyimli kişileri tercih ediyor. Ve tüm bu sebeplerle yeni mezun arkadaşlar çok uzun süre iş bulamayabiliyorlar. Bu da onları ciddi anlamda ümitsizliğe sevk ediyor ve demotivasyon yaratıyor.

 

Bu noktada staj deneyimleri, dönemsel çalışma deneyimleri gerçekten bir hayli önem kazanıyor. Staj süresince yaratılan izlenim, gösterilen performans şirketlerde o dönemde açılacak roller için seçilmelerine fırsat sağlayabiliyor.

 

 

Şimdi lütfen kendi deneyimlerinizden veya çevrenizde yine yakın zamanda bu dönemlerden geçmiş arkadaşların deneyimlerinden yola çıkarak genç arkadaşlarımıza yardımcı olmak adına, makale linki altında yorumlarınızı paylaşabilirseniz ve yine bu makaleyi paylaşarak daha fazla görüntülenmesini ve yorumlanmasını sağlarsanız çok sevinirim.

 

NOT: Bu yazıyı oluştururken bana destek olan sevgili genç öğrenci arkadaşlarıma (Efe Gülener, Berrak Esen, Özge Kabaoğlu, Pınar Çakır) çok teşekkür ediyor, sizlerin katkıları ile onlara yardımcı olabilecek güzel yönlendirmeler sağlayabilmeyi umuyorum.

 

Sevgiler

Selda

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Tanıtılan Yazılar

"Çalışan Bağlılığı" dediğimiz aslında yaman bir çelişki...

January 16, 2017

1/4
Please reload

Son Paylaşımlar

March 8, 2017

February 13, 2017

December 25, 2016

Please reload

Arşiv
Please reload

Etiketlere Göre Ara

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square