Bir IK'cın iş hayatında en zorlandığı anlar kendi kariyerini anlattığı anlar olmalı. Yıllarca hep soran ve dinleyen tarafta olmaktan, kendi iş hayatını anlatmaya geldiğinde sudan çıkmış balığa dönebiliyor insan.  

 

Benim İnsan Kaynakları kariyerim aslında üniversitede başladı diyebilirim. Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık 3.sınıftayken İnsan Kaynakları alanına merak salmış ve Sabancı Holding'de yaptığım ilk yaz stajımla IK dünyasına adım atmıştım.

2000 yılında mezuniyetimi takiben, %100 Japon sermayeli olan YKK firmasında kariyerime başladım. Benim iş hayatımın şekillenmesinde buradaki deneyimim çok önemli ve ayırt edici oldu.

 

İş hayatında 2 durumun gerçekten çok önemli olduğunu anlamamı sağladı:

1. (Bir klasik olsa da) Doğru zamanda doğru yerde olmak

2. Fırsatları yakalamak ve o fırsatlar kapıyı çaldığında kapıyı açacak cesaret ve tutkuya sahip olmak

YKK'da yaptğım ilk iş görüşmesinde "Nasıl bir IK Departmanı ve nasıl bir pozisyon var aklınızda" sorusuna idealist bir yeni mezun olarak "IK süreçleri oturmuş, rol ve sorumlulukların ayrıldığı, şirkette güçlü bir konumu olan bir IK Departmanı" cevabımın üzerine, görüşmeyi yaptığım o zaman ki yöneticim sevgili Hakan Bey "Bizim departmanımız yeni kuruluyor Selda Hn, 5 ay önce ben başladım, şimdi de bu bahsettiğiniz süreçleri birlikte kuracağım bir IK Asistanı arıyorum" diye cevap verdi. Dakika 1, Gol 1 gibiydi :) Ama hemen bir kontratak ile "Önemli olan işin mutfağından başlamak tabii ki, yeni mezun ve bu alanda kariyer yapmak isteyen birisi olarak tüm bu süreçleri deneyimlemek benim için büyük bir fırsat ve deneyim olacaktır" cevabımla pozisyonu aldım! En azından durumu 1-1 yapıp içeri girmeyi başardım.

Burada tüm IK yapısının ve süreçlerinin kurulumunda yer aldım, inanılmaz değerli bir deneyimdi ve belirli bir zaman sonrasında da ekibin büyümesi ile yöneticilik sorumluluğu üstlendim. YKK da çalışırken, Boğaziçi Üniversitesi'nde İnsan Kaynakları Yönetimi sertifika programını tamamladım

YKK da'ki 7. yılımda artık yeni fırsatları değerlendirmekle ilgili düşüncem oluşmaya başlamıştı. Bu süreçte karşıma çıkan bir fırsatı değerlendirerek, o dönemde yatırım alarak büyümekte olan PRONET'in IK Departmanını sıfırdan kurma sorumluluğunda, IK Müdürü olarak göreve başladım. YKK'daki 7 yıldan sonra, kendi kanatlarımla uçacağım bir döneme gelmiştim ve bu çok heyecan verici bir fırsattı.

Pronet'te tüm IK süreçlerini sıfırdan oluştururken, 3 yılın sonunda şirket 150 kişiden 500 kişiye çıkmış, bense 12 kişilik bir IK Ekibini yönetir pozisyondaydım. Eski eşimle orada tanışarak evlenme kararı almamızın ardından, ben şirketten ayrılmak durumunda kaldım ve hemen ardından BERNARDO' da yine IK Departmanını sıfırdan kurmam teklif edildiğinde bu görevi de seve seve kabul ettim. 50 ye yakın mağaza ve 500 çalışanı olan BERNARDO'da keyifli bir süreç geçirdim.

Akabinde, dönemin en popüler ve çığ gibi büyüyen sektörü e-ticaret alanından gelen bir IK Direktörlüğü teklifi ile TRENDYOL.COM da göreve başladım. Yap-İşlet-Devret modeli IK sistemleri kurma becerim bana yine bu görevi getirmiş, o dönemdeki tüm  enerjimi trendyol.com için harcar olmuştum. Bambaşka bir çalışan profili, inanılmaz dinamik bir yapı, çok büyük bir büyüme hızı ile modanın ve internetin kalbinde çalışmak çok heyecan verici ama bir o kadar da yorucu bir deneyimdi. Düzenli olarak gecelere ve hemen her hafta sonuna sarkan çalışma saatleri 2 yılın sonunda beni yeni bir arayışa itti.

Bu kez  başa dönmeye, yeniden bir global şirket ortamında olmaya, global bir know-how ile kendimi geliştirmeye yönelik bir isteğim vardı ve bir danışman firma aracılığı ile bana ulaşan ADIDAS'ın o döneme denk gelen teklifi gerçekten hayal ettiğim teklifti. İş arayışım esnasında 2 önemli kriterim vardı; global bir şirkette çalışmak ve tüketici odaklı bir sektör.de yer almak. Tam 12 den vurulmuş bir şekilde, tüm dünyada "lovemark" olan bir spor perakende şirketinden teklif almıştım. Hem de Avrupa yakasında evime 10 dk mesafedeydi (aslında bu da bir kriterdi ama şımarıklık olmasın diye az önce paylaşmamıştım). 2013 Nisan - 2018 Şubat arasında adidas'da Yetenek Yönetiminden sorumlu Kıdemli IK Müdürü pozisyonunda çalıştım. Türkiye, Romanya ve Bulgaristan'da çalışan Perakende ve Merkez Ofis kadrolarından oluşan yaklaşık 1500 kişilik organizasyonun İşe Alım, Eğitim/Gelişim, Performans Yönetimi, Yetenek Yönetimi ve İç İletişim süreçlerini, dönem dönem değişikliklerle 4-9 kişilik ekiplerimle birlikte yönettim.

2018 Şubat itibari ile artık yeni bir deneyim, yeni bir ortam ve daha çok büyüyen bir organizasyonda olmak ve IK'nın tüm süreçlerinden sorumlu olmak hedefi ile PANDORA TÜRKİYE' den gelen teklifi kabul ederek, İnsan Kaynakları Direktörü olarak yeni görevime başladım. Pandora, bir Danimarka şirketi olup, 100'ün üzerinde ülkede, 20.000+ çalışanı ile faaliyet gösteren global bir şirket. Türkiye organizasyonumuz, ofisimiz ve 21 mağazamız ile 150 kişiden oluşuyor.

Bütün bu deneyimlerin sonunda uzmanlık alanlarımı sıralayacak olursam aşağıdaki başlıkları paylaşabilirim.

- İK Fonksiyonun sıfırdan kurulması, 

- Organizaysonda IK konumlandırması

- Şirket Kültürü, Değişim Yönetimi

- Yetenek Yönetimi

- İşe Alım ve Onboarding Süreçleri

- Eğitim / Gelişim

- Çalışan Memnuniyeti

- İç İletişim

Tüm bu alanlarda benimle iletişime geçmek isteyen meslekdaşlarıma, bu alanda kariyer yapma isteği olan genç arkadaşlarıma her zaman kapım ve kalbim sonuna kadar açık! Fikir almak istediğiniz her konuda lütfen iletişime geçmekten çekinmeyin.

Bu arada merak eden olursa diye kronolojik sırayı da aşağıda paylaşıyorum:

2000-2007         YKK

2007-2010         Pronet

2010-2011         Bernardo

2011-2013         Trendyol.com

2013-2018         adidas Türkiye

2018 Şubat -      Pandora Türkiye

Sevgilerimle,

Selda